Diyarbakır'ın Sur ilçesi kırsalında, 29 Ağustos 2015'te işlenen ve yıllarca faili meçhul kalan bir cinayet, 2026 yılında yeniden açılan soruşturmayla çözüme doğru ilerliyor. Bağpınar Mahallesi Üçyol mevkiinde, Diyarbakır-Bingöl kara yolu kenarındaki arazide uzun namlulu silahla öldürülen Veysi Çevik'in dosyası, jandarma ve savcılığın yürüttüğü kapsamlı teknik çalışma sonucu aynı aileden altı kişiyi sanık sandalyesine taşıdı. Davanın 8 Haziran'da görülen ilk duruşmasında ortaya çıkan ifadeler, olayın basit bir kan davası ya da anlık bir tartışma olmadığını, planlı bir infazı işaret ediyor.

Cinayetin üzerinden neredeyse on bir yıl geçmesine rağmen dosyanın yeniden gündeme gelmesi, hem bölgede hem de adli çevrelerde geniş yankı uyandırdı. İlk duruşmada sanıklardan birinin sarf ettiği "İşin bu boyuta geleceğini tahmin edemedik" sözü, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte bir itiraf olarak kayıtlara geçti. Peki, yıllar sonra ne değişti? Teknik takip yöntemleri mi, yoksa vicdanlar mı?

Olayın Geçmişi: Karanlıkta Kalan On Bir Yıl

29 Ağustos 2015 günü, Diyarbakır-Bingöl kara yolunun kenarındaki boş arazide silah sesleri yükseldi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler, Veysi Çevik'in uzun namlulu bir silahla vurularak hayatını kaybettiğini tespit etti. İlk incelemelerde olayın bir infaz olduğu yönünde bulgular elde edilse de, faillerin kimliği bir türlü netleşmedi. Yıllar boyunca dosya raflarda kaldı; aile, adalet arayışını sürdürdü.

2015 yılında bölgede yaşanan güvenlik sorunları ve tanık korkusu, soruşturmanın ilerlemesini zorlaştıran etkenler arasındaydı. Ancak 2026'da dosyanın yeniden ele alınmasıyla birlikte, o dönemde elde edilen deliller modern analiz yöntemleriyle yeniden değerlendirildi. Bu süreçte, olay yerinden alınan örnekler, iletişim kayıtları ve ifade tutanakları arasındaki bağlantılar çözüldü.

Soruşturmanın Seyrini Değiştiren Teknik Çalışma

Cinayetin çözülmesinde, jandarma bünyesindeki özel bir ekibin yürüttüğü titiz çalışma kilit rol oynadı. Farklı birimlerden uzmanların bir araya gelmesiyle oluşturulan ekip, olayın üzerinden geçen uzun zamana rağmen önemli ipuçlarına ulaştı. Ekip, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), kriminal ve istihbarat birimlerinin yanı sıra ilçe jandarma personelinden destek aldı.

Yapılan çalışmalarda, şüphelilerin olay günü ve öncesindeki hareketliliği, baz istasyonu kayıtları, araç takip sistemleri ve dijital veriler üzerinden incelendi. Özellikle daraltılmış baz analizleri ve iletişim trafiği, aynı aileye mensup kişilerin olayla bağlantısını ortaya koydu. İfade tutanaklarındaki çelişkiler de bu teknik verilerle birleştirilince, soruşturma somut bir zemine oturdu.

Elde edilen deliller doğrultusunda, aynı aileden Mehmet, Sedat, Mustafa, Aydın, Rauf ve Mahmut K. isimli şüpheliler tespit edildi. 19 Ocak'ta gözaltına alınan altı kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Böylece, yıllardır süren belirsizlik sona erdi ve dosya yargı önüne taşındı.

İddianame ve Suçlamalar

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, sanıklar hakkında ağır suçlamalar içeriyor. Sanıklar, 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Ayrıca, 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Dava, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. İlk duruşma 8 Haziran'da yapıldı. Duruşmada sanıkların savunmaları dinlendi ve tanıklar ifade verdi. Mahkeme heyeti, delillerin toplanması ve eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Duruşmada Çarpıcı İtiraf: "İşin Bu Boyuta Geleceğini Tahmin Edemedik"

İlk duruşmaya damga vuran an, sanıklardan birinin verdiği ifade sırasında yaşandı. Sanık, olayın planlı bir infaz olduğunu kabul etmese de, "İşin bu boyuta geleceğini tahmin edemedik" diyerek pişmanlık benzeri bir ifade kullandı. Bu söz, cinayetin önceden tasarlandığını ve faillerin olayın hukuki sonuçlarını öngöremediğini gösteriyor.

Savcılık makamı, bu ifadeyi sanıkların suçlarını ikrar ettiği yönünde değerlendirdi. Avukatlar ise müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak, delillerin hukuka aykırı elde edildiğini öne sürdü. Duruşmada dinlenen tanıklar, olay günü bölgede yaşananları anlattı. Bazı tanıklar, sanıkların olaydan önce Veysi Çevik ile husumetli olduğunu belirtti.

Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşmada, teknik raporların ve bilirkişi incelemelerinin tamamlanması bekleniyor. Dava süreci, bölgede adalet duygusunun yeniden tesis edilmesi açısından yakından takip ediliyor.

Olayın Arka Planı: Neden Şimdi?

Cinayetin üzerinden bu kadar uzun süre geçmesine rağmen soruşturmanın 2026'da yeniden canlanmasının birkaç nedeni var. Öncelikle, adli bilişim ve iletişim takip teknolojilerindeki gelişmeler, eski dosyaların yeniden incelenmesini mümkün kılıyor. Jandarma bünyesindeki özel ekiplerin, çözülemeyen dosyalara yönelik sistematik çalışmaları da bu tür sonuçlar doğurabiliyor.

Ayrıca, ailenin ve kamuoyunun konuyu gündemde tutması, yetkililer üzerinde bir baskı oluşturdu. Bölgede yaşanan diğer faili meçhul cinayetler gibi, bu dosya da zaman zaman sivil toplum kuruluşları ve baroların gündemine geldi. Adalet arayışı, nihayetinde somut adımlarla karşılık buldu.

Öte yandan, olayın aynı aileden altı kişiyi kapsaması, cinayetin bir kan davası ya da aile içi hesaplaşma olabileceği ihtimalini de akıllara getiriyor. Ancak dosyadaki deliller, olayın daha geniş bir organizasyonun parçası olabileceğini gösteriyor. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, başka bağlantıların da ortaya çıkması bekleniyor.

Sanıkların Tutukluluk Süreci ve Yargılamanın Gidişatı

19 Ocak'ta tutuklanan sanıklar, o tarihten bu yana cezaevinde bulunuyor. İlk duruşmada mahkeme, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık avukatları, müvekkillerinin uzun süredir tutuklu olmasının hak ihlali olduğunu savunarak tahliye talebinde bulundu. Mahkeme, delillerin henüz tam olarak toplanmadığını belirterek bu talebi reddetti.

Yargılama sürecinde, olay yerinden elde edilen balistik raporlar, silahın kim tarafından temin edildiği ve cinayetin nasıl planlandığı gibi konulara odaklanılacak. Ayrıca, sanıkların olay öncesi ve sonrasındaki iletişim kayıtları, mahkeme tarafından ayrıntılı olarak incelenecek. Bu kapsamda, daraltılmış baz analizleri ve HTS kayıtları, sanıkların suçlamaları kabul etmemesi durumunda kilit delil niteliği taşıyacak.

Davanın ilerleyen duruşmalarında, olayla ilgili yeni tanıkların dinlenmesi ve bazı şüphelilerin itirafçı olarak ifade vermesi bekleniyor. Bu gelişmeler, dosyanın seyrini değiştirebilir.

Toplumsal Yansımalar ve Adalet Arayışı

Veysi Çevik cinayeti, Diyarbakır ve çevresinde yıllardır konuşulan bir dosyaydı. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, bölge halkı için büyük önem taşıyor. Bu dava, adaletin geç de olsa tecelli edebileceğini göstermesi açısından umut verici bir örnek olarak görülüyor.

Ancak, yargılamanın adil ve tarafsız bir şekilde yürütülmesi, hem sanıklar hem de mağdur ailesi için hayati önemde. Kamuoyu, mahkemenin delilleri titizlikle değerlendirmesini ve gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor. Dava süreci, aynı zamanda bölgedeki diğer faili meçhul dosyalar için de emsal teşkil edebilir.

Cinayetin ardındaki gerçeklerin tam olarak aydınlatılması, sadece Veysi Çevik'in ailesi için değil, benzer acıları yaşayan aileler için de bir umut kaynağı. Adaletin yerini bulması, toplumsal barışa da katkı sağlayacak.

Sıkça Sorulan Sorular

Veysi Çevik cinayeti davasında sanıklar kimler?

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, aynı aileden Mehmet, Sedat, Mustafa, Aydın, Rauf ve Mahmut K. isimli altı kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanıklar, tasarlayarak kasten öldürme suçundan yargılanıyor.

Olay tam olarak nerede ve ne zaman gerçekleşti?

Olay, 29 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesi Bağpınar Mahallesi Üçyol mevkiinde, Diyarbakır-Bingöl kara yolu kenarındaki arazide meydana geldi. Veysi Çevik, uzun namlulu silahla vurularak hayatını kaybetti.

Sanıklar hangi suçlamalarla karşı karşıya?

Sanıklar hakkında 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Ayrıca, 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Davanın bir sonraki duruşması ne zaman?

Davanın ilk duruşması 8 Haziran'da Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, eksik delillerin toplanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Kesin tarih, mahkeme takvimi doğrultusunda belirlenecek.

Sanıkların itirafı ne anlama geliyor?

Duruşmada bir sanığın sarf ettiği "İşin bu boyuta geleceğini tahmin edemedik" sözü, cinayetin planlı olduğunu ve faillerin sonuçlarını öngöremediğini gösteriyor. Bu ifade, savcılık tarafından suçun ikrarı olarak değerlendiriliyor.